Herkes Kürt oylarının peşinde! Araştırmacı Yeğen: İktidar nötralize etmek, muhalefet yanına çekmek istiyor

Herkes Kürt oylarının peşinde! Araştırmacı Yeğen: İktidar nötralize etmek, muhalefet yanına çekmek istiyor

Almanya temelli Bilim ve Siyaset Vakfı (SWP) tarafından yayımlanan analizde, önümüzdeki 2023 seçimleriyle tekrardan Türkiye siyasetinin gündemine gelen Kürt meselesi ile ilgili dikkat çekici tespitler yer aldı.

Uzun yıllar boyunca Kürt meselesi hakkında akademik çalışmalarda bulunan Mesut Yeğen tarafından kaleme alınan analizde, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve seçmenlerinin, 2023 seçimlerinin sonuçlarını belirleyecek önemde olduklarına dikkat çekilerek, bunun Türkiye siyasetinde yol açacağa değişime dikkat çekildi.

Değişim süreciyle ilgili olarak DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Yeğen, iktidar ve muhalefet bloklarının seçimi kazanmak için yürüttükleri mücadelede HDP ve Kürt seçmenleri konusunda izleyecekleri stratejiler, atmaya hazırlandıkları olası adımlar hakkında önemli yorumlarda bulundu.

Kürt oylarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın MHP ile oluşturduğu Cumhur İttifakı tarafından etkisizleştirilmeye çalışılırken, muhalefet tarafından oluşturulan Millet İttifakı’ndan ise yanına çekileceğini belirten Yeğen, AK Parti iktidarının HDP’nin kapatılması ve buna eşlik edecek adımlarla bu oyların seçimler üzerindeki etkisini nötralize etmeye çalışacağını anlattı.

“HDP’Lİ KÜRTLERİ YANINA ÇEKERLERSE SEÇİMİ KAZANIRLAR”

SWP için yazdığı analizde, 2023 seçimleri yaklaştıkça Kürt sorununun yeniden Türkiye siyasetinin gündemine taşındığına, seçimlerde HDP’nin ve seçmenlerinin, sonuçları belirleyebilecek kilit bir konumda olacağına dikkat çeken Yeğen, HDP’nin önemi hakkında, ”HDP’yi belirleyici yapan işin matematiği. Cumhur İttifakı, yüzde 40 ile 45 arasında değişen bir oy oranına sahip ve bu oran yavaş yavaş yüzde 40’a doğru çekiliyor. Bunun karşısında, Millet İttifakı’nın da oy oranı yüzde 40 civarına sabitlenmiş durumda. Geride yüzde 20’lik bir kesim kalıyor. Bunun bir çeyreğini Millet İttifakı ile hareket etmeye hazır görünen, AK Parti’den kopmuş muhafazakarlar oluştururken, yaklaşık yüzde 13 kadarını da HDP, Kürt oyları oluşturuyor. Millet İttifakı eğer AK Parti’den uzaklaşmış muhafazakarları ve HDP’li Kürtleri de yanına çekerse, o zaman neredeyse pürüzsüz bir şekilde seçimleri kazanacak gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

AMAÇ DEMOKRATİKLEŞME DEĞİL SEÇİM KAZANMAK

Muhalefetin bu aradaki yüzde 20’lik kesimi yanına çekmek için kullandığı stratejiyi iktidarın da gördüğünü belirten Yeğen, her iki blokun merkez aktörlerini Kürt meselesine, HDP’ye ilişkin tutumlarını gözden geçirmeye sevk etmiş durumda olduğunun altını çizerken, tarafların bu pozisyon değişikliğindeki nihai amacının ise Kürt meselesinde demokratikleşmenin önünü açmak değil, seçimleri kazanmak olduğunu ifade etti.

HDP’NİN KAPANMA İHTİMALİ

AK Parti’nin 2019 öncesinde sadece HDP’lileri, PKK’lıları değil, bütün bir Kürt kimliğini kriminalize eden bir siyaset izlediğini hatırlatan Yeğen, şimdi ise Erdoğan’ın asıl amacının, HDP oylarının seçim sonuçlarına etkide bulunmasını engellemek olduğunu belirtti. Bu planın en başında HDP’nin kapatılmasının geldiğini söyleyen Yeğen, ”Bu dava hızla ilerliyor ve büyük bir ihtimalle bu yazın sonunda karar çıkmış olacak. Yanılabilirim ama büyük bir ihtimalle HDP kapatılacak. Büyük bir ihtimalle de 500’e yakın HDP’li siyasetçi, siyaset yasağı alacak. Bu sonucun oluşmasını önlemenin tek yolu, HDP’nin kendisini feshetmesi ve başka bir partiye katılmasıdır” şeklinde konuştu.

HDP’nin kapatılmasının parlamento seçimlerine çok önemli bir etkisi olacağına dikkat çeken Yeğen, bu durumun AK Parti ve MHP’yi çok rahatlatacağını söyleyerek, ”HDP’nin bugünkü oy oranıyla seçime girdiği takdirde 80 civarında belki de 100’e ulaşabilecek sayıda milletvekili çıkarabilir, bu Cumhur İttifakı için parlamentoda çoğunluğu imkansızlaştıran bir durum. Dolaysıyla HDP’nin kapatılması parlamento seçimleri bakımından Cumhur İttifakı açısından çok önemli bir netice doğurur. Ama HDP’nin kapatılması aynı zamanda HDP’lileri, Kürt seçmenlerini, neredeyse fire vermeden muhalefetin adayına oy vermeye sevk edebilir. O itibarla, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybetmesini daha da kolaylaştırabilir… Bu nedenle büyük bir ihtimalle HDP’nin kapatılmasına başka adımlar da eşlik edecektir” ifadelerini kullandı.

Bunların bir yandan manipülatif diğer yandan da Kürtlerin kendilerini iyi hissetmesini sağlamaya matuf, daha kapsayıcı adımlar olabileceğini aktaran Yeğen, ”Manipülatif adımlar daha çok HDP kadroları arasında ikilikler oluşturmak şeklinde olur. Ki onun bir örneğini Erdoğan’ın Öcalan ile Demirtaş arasında gerilim olduğuna dair açıklamaları oluşturuyor. ‘Demirtaş Öcalan’a hesap vermek zorunda olacak’ türünden söylemlerle bu süreci başlattılar ki, bunun arkasının da geleceğini düşünüyorum. Sadece Öcalan ile Demirtaş arasında değil, Demirtaş ile HDP, HDP ile Kandil arasında problemler olduğu yönünde kamuoyu oluşturularak manipülatif adımları atacaklardır. Sadece bunlar da değil, bölgede HDP kapatılırsa, HDP’nin oylarına bir şekilde talip olacak, HDP’yi ikame edecek ama AK Parti için büyük sorun teşkil etmeyecek yeni inisiyatiflerin, siyasi oluşumların önünü açmak isteyeceklerdir. Bunların da işaretlerini yavaş yavaş vermeye başladılar. Son olarak da kapsayıcı adımlar atacaklardır, buna hazırlandıkları bilgisi var” dedi.

“ALTILI İTTİFAKIN KABUL ETTİKLERİ METİNLER ÖNEMLİ”

Seçimler öncesinde, CHP’nin ve Millet İttifakı’nın da Kürt seçmenlerin desteğini kazanmaya dönük çabaları hakkında yorumda bulunan Yeğen, ”2016’da dokunulmazlıkların kaldırılması için oy kullanarak HDP milletvekillerinin cezaevine girmesinin önünü açan CHP, bugün Kürt meselesinde, müttefiki İYİ Parti’yi ittifaktan ve CHP’li ulusalcıları da CHP’den uzaklaştırmayacak kadar liberal, demokratik bir tutum alıp, HDP’li Kürtleri yanına çekmeye çalışıyor. Kılıçdaroğlu, Kürt sorununa çözüm için bildiğiniz gibi ‘muhatap HDP’dir’ açıklamasını yaptı ve bütün kriminalizasyon çabalarına rağmen HDP’yi muhatap olarak gördüğünü söyledi… HDP’li seçmenleri yanına çekmeye çalıştıklarını ayrıca CHP’li milletvekillerinin Demirtaş’ı ziyaret etmesinden, Kılıçdaroğlu’nun hem Mithat Sancar hem Pervin Buldan ile görüşmesinden anlayabiliyoruz. Ayrıca zaman zaman, Kürtçe’nin eğitimde sınırlı da olsa kullanılmasına razı olunduğunun beyan edildiğini görüyoruz. Ben altılı ittifakın kabul ettikleri metinlerin önemsiz olmadığını düşünenlerdenim. Ama Kürt meselesinin çözümünü sağlayacak parametrelere muhalefet halen çok uzak görünüyor… Zaten mesele, seçimlerden önce Kürt meselesinin çözümü değil. Mesele seçimler sırasında muhalefet ve HDP’nin birlikte hareket etmesinin nasıl sağlanacağı” şeklinde konuştu.

sizlere habermaber.com farkıyla sunulmuştur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.